Kayıtlar

Haziran, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

KAHRAMANIN SONSUZ KISA YOLCULUĞU

Resim
KAHRAMANIN SONSUZ KISA YOLCULUĞU 12.06.2024 Uzun süredir küçürek öyküler okumamıştım. Küçürek öykülerin öyle küçük metinler olduğuna bakmayın. O da ayrı bir maharet ya… Kısa ama içi dolu dolu, özlü özlü yani… İşte en zor olanı da budur bir yazar için. Çünkü kalem yazmaya başladı mı onu durdurmak zordur. İsmi üzerinde ya-zar… Hep yazar, işi bu… Bazen sonunun nereye bağlanacağını bilmeden yazar da durur, öylesine kapıldı mı gider. Ama esasında önemli olan önceden tasarlayıp bir plan dahilinde yazmaktır. Önceden kurgu oluşturur, plan yapar. En kolayı kafasında olanı kâğıda dökmektir.  Ama küçürek öyküler öyle mi?  Sahi bütün bunları kime niçin yazıyorum? Sanki karşımda birileri varmış gibi bir de soru soruyorum. Olacak şey mi hiç? Olsun belki okuyucu o yazılanları dikkatlice okuyup o soruları cevaplıyordur. Umarım öyle….  İşte bu da küçürek bir öykü bir bakıma, değilmi? Olmadı mı? Valla paşa keyfiniz bilir beyim? Suavi Kemal Yazgıç eski zamanlardan beri takip ettiğim kıymetl...

KALBİN SESİ İLE TOPRAĞA DÖNÜŞ

Resim
  KALBİN SESİ İLE TOPRAĞA DÖNÜŞ 21.03.2021 Mustafa Kutlu her ne kadar hikâyeciliği ile bilinse de sıkı bir deneme yazarı olduğunu bilenler bilir. Bir de Mustafa Kutlu'nun hem yazılarında hem de duruşunda bir modernizm karşıtlığı vardır. Özellikle dijital dünyanın baş döndürücü yarattıkları karşısında insanları kendi özüne davet eder. İlk neşet olduğu yere, mayalandığı suya, olağan doğaya dönüşü salık verir sık sık. Hikayelerinde tema genellikle böyledir. Yaşam olarak da kendi kültürümüze, gelenek-göreneklerimize dönerek onları unutmamayı salık verir. Bir de Mustafa Özel sık sık "Kanaat Ekonomisi" üzerinden Mustafa Kutlu'yu anlatır. Onda inanç ekonomisi, hayata dönmek demektir. (s:122) Öyle ki bu kanaat ekonomisi zamanla Mustafa Özel'de bir iktisat romanına dönüşür.  Toprağın organik haline taliptir Kutlu: "...alete değil, ayete inanın!" der. (s:133) Daha sonra İbn-i Mace'ye atıfla anasır-ı erbaadan bahseder ve toprağın su, ateş, ot (tuz) gibi, özel m...

SUYUN GİZLİ MESAJI

Resim
  SUYUN GİZLİ MESAJI 20.02.2021 Dünyadaki her canlı-cansız varlıkta olduğu gibi suda da gizli bir mesaj vardır. Su kimileyin bu mesajı yüksek sesle, kimileyin de ima yoluyla verir. Lakin anlayana, anlayabilene!... Ama suyu anlamak, anlamlandırmak ve zaman zaman anmak zorundayız. Çünkü suyla anlaşmak aynı zamanda kendimizi anlamaya yanaşmaktır. Su üzerine önemli bilimsel araştırmalarda buluna Japon bilim adamı Masaru Emoto der ki; "Suyu anlamak; kozmosu, doğanın mucizesini ve hayatın kendisini anlamaktır. " (s:12) Vücudumuzun büyük bir çoğunluğu sudur ve hiçbir canlı susuz hayatını devam ettiremez. O nedenle unutmayalım ki; "Esas olarak su olduğumuz gerçeğini anlamak evrenin gizemini çözmenin anahtarıdır. " (s:19) İşin doğrusu " ruhun aynası olan " suyu anlamak ve gündelik hayatta  doğru bir şekilde kullanmak da önemlidir. Onun bir canlı olduğunun ayırdına varırsak ona ne şekilde davranılacağını da öğrenmiş oluruz. Tabii kendimize de... Öyle ki; "Su bi...

KÜRESEL KAMUSAL MALLAR VE SU HAKKI

Resim
  KÜRESEL KAMUSAL MALLAR VE SU HAKKI 01.02.2021 İnsanlığın ortak istifadesine sunulan kaynakların kullanım hakkı da ortaktır. Ancak küresel hegemonya söz konusu ortak kaynakları da tekelleştirmekte gecikmedi. Çünkü odağında insan olmayan bir anlayışın her şeyi sahiplenme, tekeline alma güdüsüyle hareket edeceği kehanet değildir. Bu nedenle öncelikle insani bir yaşam için yine insanın merkeze alınması şarttır. Kişinin temel haklarından biri olan su hakkının da bu çerçevede ele alınması ve de değerlendirilmesi gerekir. Bugün milyonlarca insan suya erişemiyor, her gün binlerce insan susuzluktan hayatını kaybediyor ve bir o kadarı da sudan kaynaklı hastalıklarla mücadele ediyor. Bu mu yaşanılabilir bir dünya, bu mu demokrasi, insan hakları?... Oysa ki; "su tarih boyunca birçok toplumun yapı taşını oluşturmuştur. Toplum içinde yaşayan çeşitli kökenden insanlar uzun süre aynı kuyuları paylaşmışlar, aynı nehir boyunca birlikte yaşamışlar ve toplumun temelini oluşturmuşlardır." (s:9...

İSLAMCI BİR ŞAİRİN ROMANI

Resim
  İSLAMCI BİR ŞAİRİN ROMANI 16.01.2021 Akif'le ilgili yazılan kitapları temelde iki kategoride toplamak mümkündür:  Birincisi Akif'le aynı dönemde yaşamış, onunla birlikte teşriki, mesaide bulunmuş, onu yakından tanıyan arkadaşları, dostları, yakınlarının yazdığı kitaplar...  İkincisi ise daha çok vefatından sonra onunla çok da teşriki mesaide bulunmayan veya onunla aynı dönemde yaşamayanların eserleri, şiirleri, yazdıkları üzerinden yazdıkları kitaplar...  Şüphesiz ki birinci kategoride yazılanlar daha dikkate değer ve de ehemmiyetli, kıymetli kitaplardır. Çünkü yazdıklarıyla yaşadıklarını örtüştürme , gözlemleme imkanı vardır bu yazılanlarda. Sağlığında Akif'i yakından tanıyan aynı zamanda yakın dostu olan Süleyman Nazif, onunla ilgili  kitap yazan ilk isimdir. Vefatından sonra ise bu çerçevede birinci kategoride yazılan en önemli kitaplardan biri de Mehmet Emin Erişirgil'in Mehmet Akif'in hayatını konu aldığı İslamcı Bir Şairin Romanı isimli kitabıdır.  ...

İYİ GECELER BAYIM

Resim
  İYİ GECELER BAYIM... 17.06.2022 "İyi geceler bayım hiç yittiniz mi En az bir defa yitmeli insan nasıl geçti yıllar telefon beklerken mi Şarkılar bitti şarkılar bitti Bir şey söylemedin kadınlar için Devrimler için bir şey söylemedin Yıldızlar için İyi geceler bayım" Bu ara harıl harıl Mevlana İdris okuyorum. Gecikmiş bir okuma, biliyorum. Daha şüpheli bir itiraf; Vefatından sonra Mevlana İdris'i okumaya başladım. Elbette ki sağlığında yaşadığının farkındaydım. Cevheri eksik kalmış olmalı ki ilk elden İyi Geceler Bayım, Şizofren Risalesi ve Ellerimizin Büyük Boşluğu isimli kitaplarını satın aldım ve tek nefeste okudum. Elbette bir solukta okunca anlaşılır mı bu kitaplar? Biliyorum geçtim bayım. Bir aralıklı okuma yapıyor bir bakıma. hepsi burada kalıyor öyle mi? Okudukça yetişkin ruhum çocuklaşıyor adeta. Çocukluğuma, yetişkin çocukluğuma uzanıyorum. Ruhumun kuytu köşelerinde küllenmiş hatıraları avuçluyorum. Kirletilmiş bir dünyadan çocuğun masumluğuna bu şekilde kaçıyo...

SU HAKKI

Resim
  SU HAKKI 10.01.2021 İçinde yaşadığı dünyanın ve vücudunun nerdeyse yüzde yetmişi su olan insanın sudan mahrum bırakılması düşünülebilir mi hiç? Düşünülemez elbette. Çünkü su olmadı mı, hayat da biter. Canlı için susuz bir hayat mümkün değildir. O nedenle su, insanlığın ortak malıdır ve her canlının su hakkı vardır. Bunun için bir kanuna, kaideye de gerek yoktur işin doğrusu. İnsanın doğası ve yaşamın temel ilkesi bunu gerektirir çünkü. Buna rağmen insanoğlunun azgın tarafı ağır basıyor zaman zaman. Ve su üzerine haklar konulmaya çalışılıyor. Bu durum biraz da insanın kendi mecrasından farklı alanlara kayması ve de azgınlaşması ile bağlantılıdır. Modern dünya ile birlikte su, insan için daha da problemli hale gelmeye başlayınca ancak bir takım kurallar konulmaya çalışılmıştır.  Su yaşam hakkının tam olarak kullanılması Birleşmiş Milletlerin 28 temmuz 2010 tarihli Genel Kurulunda benimsendi ve oy çokluğu ile kabul edildi Oysa insan yaratıldığından bu yana su temel bir haktır. ...

MÜHENDİS GİBİ DÜŞÜNMEK

Resim
  MÜHENDİS GİBİ DÜŞÜNMEK 31.12.2020 Kişilerin almış oldukları eğitim, onların düşünce dünyasını, düşünme biçimlerini de şekillendirir aynı zamanda. Şayet almış oldukları eğitim eğilimleriyle örtüşüyorsa şüphesiz daha da yaratıcı olurlar. Değilse öğrendikleri, bilgi deposu olmanın ötesine geçmez. O nedenle kişi için eğitim önemli ancak doğru eğitim daha da önemlidir. Sanayi devrimi ile birlikte teknik, teknoloji, makine daha da önemli hale gelmiştir. Bu durum da beraberinde sayıların, matematiğin yani hendesenin gücünü daha ön plana çıkarmaya başlamıştır. Bu alanda uğraşmak ise kişide farklı bir düşünüş biçimi oluşturmuştur zamanla. Çünkü hep sayılarla, projelerle netice odaklı yapılan çalışmalar zihni de bu şekilde şekillendiriyor ve artık analitik olarak düşünmeye, iş yapmaya başlıyorsunuz.  Bu çerçevede Guru Madhavan'ın Mühendis Gibi Düşünmek kitabı son derece önemli donelerle dolu. Bakın ne diyor Madhavan sözkonu kitabında: " Mühendisler sadece sistemsel düşünce ile değil a...

PETER'İN OLAĞANÜSTÜ ÖYKÜSÜ

Resim
 PETER'İN OLAĞANÜSTÜ ÖYKÜSÜ 28.12.2020 Bazı kitaplar vardır aradan asırla da geçse zaman onu eskitmek yerine hep güncel tutar. Tekrar tekrar okuma ihtiyacı hissedersiniz. Sorunlarıyla birlikte yeryüzü vadisine doğan insan, her dönem farklı veçheleriyle de olsa aynı tünelde, aynı yaşam serüveniyle yüzleşmiştir. Dolayısıyla yaşadığı hayatta karşılaştıkları da birbirinin benzeri olmuştur. İşin doğrusu Adelbert Von Chamisso'nun Peter'in Olağanüstü Öyküsü kitabı da böyledir. Bir nevi modern insanın çaresizliğini anlatır. İnsanın zaafiyeti en hassas yönü olan paradır. Peter gölgesini bir gaflet sonucu yüklü miktar altın kesesi karşılığında gri ceketli adama yani şeytana satınca olanlar olur ve öykü bir film şeridi gibi akar. A slında burada modern insanın çaresizliği dile gelir.  Peter'in kısa öyküsünde altını çizdiğim birkaç bir cümleyi paylaşmak isterim bu vesileyle: "...altın uğruna insanlıktan kopmuştum."(s:29) "...mantıklı olanı değil doğru olanı yapacağım...