Kayıtlar

Ocak, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Geçip Giden Şeyler ve Geçmeyen Şeyler…

Resim
  Geçip Giden Şeyler ve Geçmeyen Şeyler…   Aynı yıl (Şubat-Mayıs 2025) farklı yayınevlerinden (Hece-İz) çıkmış Yıldız Ramazanoğlu ve Hale Sert’in öykü kitaplarını tevafuk eseri birlikte okumak değişik bir deneyim oldu. Sonradan fark ettim isimlerinin birbirini çağrıştırdığını. Hem içerik hem de üslup itibariyle tek bir kitap okuyor hissine kapıldım zaman zaman. Yıldız Ramazanoğlu tanıdığım bir isim ve öykülerini daha önce de okumuştum. Ancak Hale Sert öykülerini ilk defa okudum. İşin doğrusu Hale Sert öykülerinde daha çok içe dönük soyut, temalar üzerinde yol alırken; Yıldız Ramazanoğlu daha dışa dönük ve toplumsal konular üzerinden ilerliyor.  Ayrıca Yıldız Ramazanoğlu’nun her öykü sonuna not düştüğü hayvan isimlerinin (böcek, yarasa, yavru kedi, salyangoz, mercan, kabatay, kıtmir, yılan, kurt, tilki, kertenkele, kirpi, dantel böceği, karınca)   -yalnızca son öyküde ‘insan’ olarak yazmış- neyin remzi olduğunu merak ettim doğrusu? Yeni bir çalışmanın ipucu ol...

RAGİF

Resim
RAGİF   Merhum Akif’in hayatını konu alan yeni bir biyografik roman: RAGİF Rabia Görmez yazdı. RAGİF Aralık 2025’te KDY’den çıktı. Yazarından imzalı olarak adresime postalanan kitabı fazla bekletmeden hızlıca okudum. Çünkü sözkonusu olan Akif’le ilgili bir kitaptı ve bekletmek olmazdı. Belli ki bir arı çalışkanlığıyla büyük bir emek harcanmış. Okumalar yapılmış, araştırmalarda bulunulmuş, tavsiyeler alınmış, görüşmeler kayda geçirilmiş, notlar alınmış ve sonuçta Akif’in hislerine tercüman olan biyografik bir roman ortaya çıkmış. Bize de dikkatlice okumak düştü. Tabii romanla ilgili duygularımızı yazmak da… Ziyadesiyle müstefit oldum. Yazarını tebrik ediyorum. Siz de alıp okuyun, derim. Hatta sadece kendiniz alıp okumakla yetinmeyin, eşe-dosta da hediye edin. Çünkü kitap paylaşıldıkça artar…

HAYAL GÜCÜNÜ EĞİTMEK

Resim
  HAYAL GÜCÜNÜ EĞİTMEK “…Edebiyat insanın gördüğü dünyaya değil inşa ettiği dünyaya aittir.” Çünkü edebiyat çoğu kere ilhamını hayal gücünden alır. Öyle ki; “…hayal gücü dünyasında tahayyül edilebilir şekilde olanaklı her şey vardır ama aslında hiçbirşey gerçekleşmez. Eğer gerçekleşirse hayal gücü dünyasında eylem dünyasına taşınacaktır.” İşte burada hayal dünyamızın kelimeleri devreye girer. Kelimelerden bir sal yapar okyanusların sonsuzluğuna açılırız böylece. Ya da kelimlerden kanatlar yaparak hayal dünyamızın sınırlarını zorlarız. Çünkü; “…(edebiyatta) önemli olan ne söylediğimiz değil, nasıl söylediğimizdir.” Bu gökkubbede söylenmedik ne kaldı ki? O nedenle edebiyat kelimelere takla attırır. Ne söylediğinizden çok nasıl söylediğiniz hayal gücümüzün sınırlarını belirler. Kanadalı edebiyat eleştirmeni Northrop Frye’nin CBC için hazırladığı yarım saatlik altı radyo konuşmasından doğan Hayal Gücünü Eğitmek kitabı sadece edebiyatçılara değil hayatın akışı içerisinde yer alan h...

O YIL

Resim
  O YIL I. Ahmet Altan, fikirlerini düşüncelerini benimsemesem de yazılarını özellikle de denemelerini hayranlıkla okuduğun bir yazardır. Romanları da bir o kadar sürükleyicidir. Yazılarının en çok sevdiğim yanı üslubudur hiç şüphesiz. O nedenle ne anlattığına/yazdığına çok da takılmadan eserlerini okumayı severim. Dilinin keskinliği, anlatılarının derinliği insanı peşinden sürükler. Fikirlerinin uçuk olması kendisine kalsın ben üslubunu seviyorum Altan‘ın. O nedenle her yeni çıkan kitabı beni heyecanlandırır. Bir an önce alıp okumayı dört gözle beklerim. Bu sefer de öyle oldu. Kasım 2025 tarihinde yayınlanan O Yıl isimli romanını Ocak ayının ortalarında alıp okudum. Dört yüz yedi  sayfalık roman neredeyse bir solukta bitti. Hem dil hem de içerik harikulade idi doğrusu. 1915 yılına denk gelen olaylar doğal olarak Çanakkale Savaşı ve Ermeni meselesini konu alıyordu. Roman daha  çok Ermeni meselesini işliyor.  Evet, Ermenilerin Talat Paşa ve Enver Paşa politikalarıyla ...