OKULDIŞI

 OKULDIŞI




06.09.2024

Bunca kitap okuma deneyimimden anladım ki; her kitabı baştan sona yutarcasına, bütün kelime ve cümlelerin altını/üstünü çize çize sıkı bir şekilde okumak pek de maharet değilmiş. Şüphesiz bu şekilde  okunmayı hak eden kitaplar vardır ancak onları bir kuyumcu sarraflığıyla arayıp bulmak lazım. İşin doğrusu o     kitaplar iyi bir kitap okuyucunu arayıp bulur zaten. 

Kitabın olabildiğince niceliksel olarak çok  ama niteliğin az olduğu, her tarafın kitap çöplüğüne dönüştüğü böylesi bir zamanda öncelikle okuyacağımız kitabı özenle seçmemiz gerekiyor. Tıpkı yediklerimize gösterdiğimiz titizlik gibi... Çünkü beynimiz de midemiz gibi bir çöplük değil ki her önümüze geleni içine atalım.

Ancak şu husus da önemli; en kötü kitaptan bile alacağımız birşeyler vardır mutlaka. O nedenle bir kitabı elimize aldığımızda önce şöyle bir yüzeysel taramada bulunmak lazım. Önce içindekilere bakıp önsöz ve arka kapak yazısını okumak o kitaba bir başlangıç olabilir mesela. Sonra  kitabı okurken bazı bölümleri atlayabiliriz. Veya hızlı bir okumada bulunabiliriz. Bu biraz da sizin ihtiyacınızla ilgili bir tercihtir. Böylece kendimiz için çok da zaman israfı yapmamış oluruz. Ayrıca bu şekilde gereksiz bilgileri de ayıklamış oluruz. Tabii bu kişisel bir okuma tarzı...

İşin doğrusu son zamanlarda birçok kitabı bu yöntemle okudum. Benim için daha verimli ve de keyif verici oldu doğrusu. Bir de zamanı iktisatlı kullanmış oldum böylece. 

Bu çerçevede son okuduğum kitaptan bahsetmek isterim. Vadi yayınlarından çıkan Yavuz Yiğit imzalı Okuldışı/bir gençlik manifestosu isimli kitabı böylesi bir yöntemle okudum. 

Yavuz Yiğit aslında bir kişisel gelişim uzmanı. Daha çok konferans, seminer gibi aktivitelerde bulunuyor ve okul dışı deneyimlerini değişik platformlarda ebeveynlerle, eğitimcilerle, gençlerle paylaşıyor. 

Bu sözlü aktivitelerinin özetini bir gençlik manifestosu olarak Okuldışı adı altında yazı ile kayıt altına almış ve böylece ortaya derli toplu bir fotoğraf çıkmış.  

İşin doğrusu benim için kitabın can alıcı kısmı eğitim modelinin irdelendiği ilk bölüm oldu. Zaten bu eğitim modelinin yanlışlığı veya yetersizliğinden mütevellit okuldışı faaliyetler önem kazanıyor. Yazarı da bu alana yönlendiren bu saik oluyor işin doğrusu. 

Kitabı bu gözle okurken günlüğüme kaydettiğim önemli cümleler oldu. Yekûn bir yer alacağı için buraya kaydetmedim.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRMIZI KAR

O YIL

Geçip Giden Şeyler ve Geçmeyen Şeyler…