"KAR YAĞARKEN" BİR KUŞAĞIN YAŞADIKLARI ROMAN OLDU

 

"KAR YAĞARKEN" BİR KUŞAĞIN YAŞADIKLARI ROMAN OLDU




25.10.2024

Bayağı bir zamandır ara verdiğim roman okumaya bir yazar dostumuzun yayınlanan yeni kitabıyla yeniden başladım. Daha çok hikayeleriyle tanıdığımız Selvigül Kandoğmuş Şahin'in Okur Kitaplığı'ndan yeni çıkan (Ağustos 2024) Kar Yağarken romanıyla yani. 

Üniversiteli yıllardan beri yazdıklarını takip ediyorum. Akıcı bir üsluba sahip Selvigül Kandoğmuş Şahin'in kendine has bir hikaye tarzı var. Edebiyat dünyamızın  özgün  kalemlerinden biri. Tabii deneme kitaplarının yanı sıra resim çalışmaları da var. Yani anlayacağınız sanatını davasına adamış ve bu yönde adeta bir aktivist gibi hem yaşayan hem de yazan dert, dava sahibi bir yazar, sanatçı Selvigül Kandoğmuş Şahin.

Uzun bir süredir bir dönem romanı üzerinde çalıştığından haberdardım. Söz konusu kendi kuşağımız olunca heyecanlanıyor insan haliyle ve bir an önce yazılanları okumak istiyor. Kitabın yayınlandığını duyunca Kitapyurdu'ndan sipariş vermek istedim.  Maalesef kitabın yayınlandığı Okur yayınevi Kitapyurdu'nda yasaklı listesindeymiş. Ne de garip değil mi? Bu ayrı bir mevzu olarak burada dursun, biz devam edelim Kar Yağarken romanına. 

Gecikmeli de olsa yazarından eşim ve kendim adına imzalı olarak aldığım Kar Yağarken romanını içimde yer eden o merakla bir solukta okudum. Sürükleyici bir dili, heyecan verici bir akışı var eserin. Perşembe akşamı aldığım kitap, pazar sabahı bitmişti. 



Bir kuşağın derdini, davasını, aşklarını, hüzünlerini kısacası dramını  konu alıyor roman. Kendi gençliğini, duygu ve düşüncelerini yeterince yaşayamayan/yaşamasına fırsat verilmeyen bir neslin yarım kalan yürüyüşünü anlatıyor. Yeniden uyanışın, bilinçlenişin ve şuurlanışın asil mücadelesini sayfalarına taşıyor. 

Roman 1990'lı yıllarda geçiyor. Körfez Savaşı yıllarında üniversitede okuyan genç bir kuşağın yaşadıklarını farklı bir cepheden okuyucuya sunuyor. Karlı bir atmosferde cereyan ediyor her şey. Çöl Fırtınası, karlı bir havada Amerikan'ın Irak'ı işgaliyle başlıyor. Irak bombalanıyor. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar hunharca katlediliyor. Hapishanelerdeki işkenceler yürek parçalıyor. Ayrıca aynı yıllarda Bosna-Hersek'te eşine rastlanmamış bir soykırım yaşanıyor. Velhasıl dünya allak bullak!... 

Böylesi bir atmosferde üniversite öğrencisi olan Saliha ile Çiğdem'in yaşadıkları üzerinden akıyor Kar Yağarken romanı. O dönemin sosyal, siyasal, olayları daha çok bu iki roman kahramanını üzerinden ele alınıyor. 1990'lı yılların ruhu canlanıyor bu gençlerin yaşadıkları üzerinden. Bir dönemin sosyolojisi önümüze konuluyor bir bakıma. Hayaller, hayal kırıklıkları, idealler, düşler, aşklar, ideolojik çarpışmalar, savaşlar, bombalar... bu gençlerin dünyasıyla okuyucuya sunuluyor.

Tabii sadece Saliha ve Çiğdem'in yaşadıkları değil, Harun, Cemil, Ahmet Hoca... ve daha birçok karakter bu yaşananların içinde farklı bir renk, değişik  bir tat olarak yer alıyor romanda.

O dönemin ruhuna uygun olarak bol miktarda yazar ve kitap isimleri akıyor satır aralarında. Böylece okuyucunun bilinçaltı harekete geçiyor adeta. 

Daha neler neler anlatılıyor ama iyisi mi siz benden dinleyerek değil, kitaptan okuyarak öğrenin.

Okuyun ama mutlaka okuyun!...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRMIZI KAR

O YIL

Geçip Giden Şeyler ve Geçmeyen Şeyler…